Ayasofya risâleleri / hazırlayanlar Cihan Okuyucu, Belkıs Uluoğlu.
Yer Numarası
A.IX/8245
ISBN
9786258159714
Dil Kodu
Türkçe, Osmanlı Türkçesi
Kütüphane
Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi
Basım Bildirimi
1. baskı.
Yayın Bilgisi
İstanbul : Ketebe, 2022.
Fiziksel Niteleme
261 sayfa : tıpkıbasım ; 26 cm.
Dizi
Ketebe yayınları ; 797. Tarih
Genel Not
İndeks s. 257-261.
Bibliyografi, vb. Notu
Bibliyografik bilgi içerir.
İçindekiler Notu
1. Bölüm, 1. Kısa Ayasofya târihi -- 1. Bölüm, 2. Ayasofya risâleleri ve diğer klasik kaynaklar -- 1. Bölüm, 3. Ayasofya risâlelerinin mukayeseli konu özeti -- 2. Bölüm, 1. Târih-i beyân-ı binâ-yı Ayasofya-yı kebîr / Derviş Şemseddin Karamanî -- 2. Bölüm, 2. Târih-i Ayasofya / Yusuf b. Musa el-Balıkesrî.
Özet, vb.
“Bizans devrinde İstanbul’un en büyük kilisesi, fetihten sonra şehrin baş camii, Ayasofya… Her iki dönemde de ilâhî lütuflara mazhar bir mimârî dehânın neticesi olarak görülen bu mukaddes yapının etrafında teşekkül eden zengin menâkıb kültürü, asırlar boyunca aktarılagelmiştir. Bu inanışın bir sonucu olarak Ayasofya, Bizans devrinin halk inanış ve efsanelerinde büyük bir yer tuttuğu gibi Türk devrinde de bir kısmı Bizans’tan aktarılmış, bir kısmı ise yeniden doğmuş birçok rivayet ve efsanenin konusu olmuştur. Osmanlı döneminde Ayasofya’yla ilgili kaleme alınan bu tür eserler arasında kısaca Ayasofya Risaleleri diyebileceğimiz bir dizi risale mevcuttur. Genellikle aynı kaynaklara dayanan Ayasofya risaleleri, içerik bakımından birbirine çok benzer. Aralarındaki fark ise çoğu zaman, anlatılan olayların ayrıntılı yahut özet şeklinde ele alınması ya da anlatımın sade yahut sanatkarâne olması gibi hususlarla sınırlı kalır. Risalelerde başlangıçtan Justinus dönemine kadarki zaman diliminde Ayasofya’nın inşa edilişi ve etrafındaki olaylar bir menkıbe havası içinde anlatılır. Yine de ciddi bir süzgeçten geçirmek şartıyla bu menkıbevî anlatımın arkasında ciddi bir tarihî bilgi malzemesi olduğu söylenebilir.
Bu fikirden hareketle, Ayasofya Risaleleri’nde, söz konusu risalelerden hem yazım tarihinin eskiliği hem de içerik bakımından sonrakilere kaynak olmaları yönünden önemli bulunan iki tanesi ele alınmıştır. Bu risalelerden biri, Fatih dönemi yazarlarından olan Derviş Şemseddin Karamanî’ye ait Târih-i Beyân-ı Binâ-yı Ayasofya-yı Kebîr ve bir diğeri, yine aynı devirde yaşamış olan ve “Müneccim” lakabı ile bilinen Yusuf bin Musa el-Balıkesrî’nin Târih-i Ayasofya’sıdır. Her iki risalede de mabedin yapım süreçleri hikâye edilirken menkıbevî bilgiler yanında teknik malumat da geniş yer tutmaktadır. Mimarî literatüre bir katkı amacıyla metinleri hem orijinallerinin Latinize halleriyle hem de günümüz Türkçesiyle neşre hazırlanan bu risaleler, zengin bir görsel arşivle birlikte okuruna sunulmaktadır“ -- Yayıncı.
Konu
Emeği Geçenler
Şemseddin Karamanî. Târih-i beyân-ı binâ-yı Ayasofya-yı kebîr.
Yusuf b. Musa el-Balıkesrî. Târih-i Ayasofya.
Okuyucu, Cihan, hazırlayan.
Uluoğlu, Belkıs, hazırlayan.
Yusuf b. Musa el-Balıkesrî. Târih-i Ayasofya.
Okuyucu, Cihan, hazırlayan.
Uluoğlu, Belkıs, hazırlayan.
Dizi Ek Girişi- Tek Biçim Başlık
Ketebe yayınları ; 797.
Ketebe yayınları. Tarih.
Ketebe yayınları. Tarih.
Eseri Alıntıla
Referansları kullanmadan önce gözden geçirmeniz ve varsa gerekli düzeltmeleri yapmanız önerilir.
Dijital Kaynak
MARC Görünümü
LEADER 03819naaaa2200385 a 4500
001 607428
003 TR_AnAIT
005 20250627081111
006 al|||e |||| 001 0d
007 ta
008 241009s2022 tu l|||e |||| 001 0dmul c
020 |a9786258159714
040 |aTTK
041 |atur|aota
049 |aTürk Tarih Kurumu Kütüphanesi
090 |aA.IX/8245
245 00|aAyasofya risâleleri /|chazırlayanlar Cihan Okuyucu, Belkıs Uluoğlu.
250 |a1. baskı.
260 |aİstanbul :|bKetebe,|c2022.
300 |a261 sayfa :|btıpkıbasım ;|c26 cm.
490 1 |aKetebe yayınları ;|v797.|aTarih
500 |aİndeks s. 257-261.
504 |aBibliyografik bilgi içerir.
505 |g1. Bölüm, 1.|tKısa Ayasofya târihi --|g1. Bölüm, 2.|tAyasofya risâleleri ve diğer klasik kaynaklar --|g1. Bölüm, 3.|tAyasofya risâlelerinin mukayeseli konu özeti --|g2. Bölüm, 1.|tTârih-i beyân-ı binâ-yı Ayasofya-yı kebîr /|rDerviş Şemseddin Karamanî --|g2. Bölüm, 2.|tTârih-i Ayasofya /|rYusuf b. Musa el-Balıkesrî.
520 |a“Bizans devrinde İstanbul’un en büyük kilisesi, fetihten sonra şehrin baş camii, Ayasofya… Her iki dönemde de ilâhî lütuflara mazhar bir mimârî dehânın neticesi olarak görülen bu mukaddes yapının etrafında teşekkül eden zengin menâkıb kültürü, asırlar boyunca aktarılagelmiştir. Bu inanışın bir sonucu olarak Ayasofya, Bizans devrinin halk inanış ve efsanelerinde büyük bir yer tuttuğu gibi Türk devrinde de bir kısmı Bizans’tan aktarılmış, bir kısmı ise yeniden doğmuş birçok rivayet ve efsanenin konusu olmuştur. Osmanlı döneminde Ayasofya’yla ilgili kaleme alınan bu tür eserler arasında kısaca Ayasofya Risaleleri diyebileceğimiz bir dizi risale mevcuttur. Genellikle aynı kaynaklara dayanan Ayasofya risaleleri, içerik bakımından birbirine çok benzer. Aralarındaki fark ise çoğu zaman, anlatılan olayların ayrıntılı yahut özet şeklinde ele alınması ya da anlatımın sade yahut sanatkarâne olması gibi hususlarla sınırlı kalır. Risalelerde başlangıçtan Justinus dönemine kadarki zaman diliminde Ayasofya’nın inşa edilişi ve etrafındaki olaylar bir menkıbe havası içinde anlatılır. Yine de ciddi bir süzgeçten geçirmek şartıyla bu menkıbevî anlatımın arkasında ciddi bir tarihî bilgi malzemesi olduğu söylenebilir.
Bu fikirden hareketle, Ayasofya Risaleleri’nde, söz konusu risalelerden hem yazım tarihinin eskiliği hem de içerik bakımından sonrakilere kaynak olmaları yönünden önemli bulunan iki tanesi ele alınmıştır. Bu risalelerden biri, Fatih dönemi yazarlarından olan Derviş Şemseddin Karamanî’ye ait Târih-i Beyân-ı Binâ-yı Ayasofya-yı Kebîr ve bir diğeri, yine aynı devirde yaşamış olan ve “Müneccim” lakabı ile bilinen Yusuf bin Musa el-Balıkesrî’nin Târih-i Ayasofya’sıdır. Her iki risalede de mabedin yapım süreçleri hikâye edilirken menkıbevî bilgiler yanında teknik malumat da geniş yer tutmaktadır. Mimarî literatüre bir katkı amacıyla metinleri hem orijinallerinin Latinize halleriyle hem de günümüz Türkçesiyle neşre hazırlanan bu risaleler, zengin bir görsel arşivle birlikte okuruna sunulmaktadır“ --|cYayıncı.
610 4|aAyasofya Camii|zTürkiye|zİstanbul|xTarih.
650 4|aCamiler|zTürkiye|zİstanbul|xTarih.
650 4|aDini mimari|zTürkiye|zİstanbul|xTarih.
700 0 |aŞemseddin Karamanî.|tTârih-i beyân-ı binâ-yı Ayasofya-yı kebîr.
700 0 |aYusuf b. Musa el-Balıkesrî.|tTârih-i Ayasofya.
700 |aOkuyucu, Cihan,|ehazırlayan.
700 1 |aUluoğlu, Belkıs,|ehazırlayan.
830 0|aKetebe yayınları ;|v797.
830 0|aKetebe yayınları.|pTarih.
001 607428
003 TR_AnAIT
005 20250627081111
006 al|||e |||| 001 0d
007 ta
008 241009s2022 tu l|||e |||| 001 0dmul c
020 |a9786258159714
040 |aTTK
041 |atur|aota
049 |aTürk Tarih Kurumu Kütüphanesi
090 |aA.IX/8245
245 00|aAyasofya risâleleri /|chazırlayanlar Cihan Okuyucu, Belkıs Uluoğlu.
250 |a1. baskı.
260 |aİstanbul :|bKetebe,|c2022.
300 |a261 sayfa :|btıpkıbasım ;|c26 cm.
490 1 |aKetebe yayınları ;|v797.|aTarih
500 |aİndeks s. 257-261.
504 |aBibliyografik bilgi içerir.
505 |g1. Bölüm, 1.|tKısa Ayasofya târihi --|g1. Bölüm, 2.|tAyasofya risâleleri ve diğer klasik kaynaklar --|g1. Bölüm, 3.|tAyasofya risâlelerinin mukayeseli konu özeti --|g2. Bölüm, 1.|tTârih-i beyân-ı binâ-yı Ayasofya-yı kebîr /|rDerviş Şemseddin Karamanî --|g2. Bölüm, 2.|tTârih-i Ayasofya /|rYusuf b. Musa el-Balıkesrî.
520 |a“Bizans devrinde İstanbul’un en büyük kilisesi, fetihten sonra şehrin baş camii, Ayasofya… Her iki dönemde de ilâhî lütuflara mazhar bir mimârî dehânın neticesi olarak görülen bu mukaddes yapının etrafında teşekkül eden zengin menâkıb kültürü, asırlar boyunca aktarılagelmiştir. Bu inanışın bir sonucu olarak Ayasofya, Bizans devrinin halk inanış ve efsanelerinde büyük bir yer tuttuğu gibi Türk devrinde de bir kısmı Bizans’tan aktarılmış, bir kısmı ise yeniden doğmuş birçok rivayet ve efsanenin konusu olmuştur. Osmanlı döneminde Ayasofya’yla ilgili kaleme alınan bu tür eserler arasında kısaca Ayasofya Risaleleri diyebileceğimiz bir dizi risale mevcuttur. Genellikle aynı kaynaklara dayanan Ayasofya risaleleri, içerik bakımından birbirine çok benzer. Aralarındaki fark ise çoğu zaman, anlatılan olayların ayrıntılı yahut özet şeklinde ele alınması ya da anlatımın sade yahut sanatkarâne olması gibi hususlarla sınırlı kalır. Risalelerde başlangıçtan Justinus dönemine kadarki zaman diliminde Ayasofya’nın inşa edilişi ve etrafındaki olaylar bir menkıbe havası içinde anlatılır. Yine de ciddi bir süzgeçten geçirmek şartıyla bu menkıbevî anlatımın arkasında ciddi bir tarihî bilgi malzemesi olduğu söylenebilir.
Bu fikirden hareketle, Ayasofya Risaleleri’nde, söz konusu risalelerden hem yazım tarihinin eskiliği hem de içerik bakımından sonrakilere kaynak olmaları yönünden önemli bulunan iki tanesi ele alınmıştır. Bu risalelerden biri, Fatih dönemi yazarlarından olan Derviş Şemseddin Karamanî’ye ait Târih-i Beyân-ı Binâ-yı Ayasofya-yı Kebîr ve bir diğeri, yine aynı devirde yaşamış olan ve “Müneccim” lakabı ile bilinen Yusuf bin Musa el-Balıkesrî’nin Târih-i Ayasofya’sıdır. Her iki risalede de mabedin yapım süreçleri hikâye edilirken menkıbevî bilgiler yanında teknik malumat da geniş yer tutmaktadır. Mimarî literatüre bir katkı amacıyla metinleri hem orijinallerinin Latinize halleriyle hem de günümüz Türkçesiyle neşre hazırlanan bu risaleler, zengin bir görsel arşivle birlikte okuruna sunulmaktadır“ --|cYayıncı.
610 4|aAyasofya Camii|zTürkiye|zİstanbul|xTarih.
650 4|aCamiler|zTürkiye|zİstanbul|xTarih.
650 4|aDini mimari|zTürkiye|zİstanbul|xTarih.
700 0 |aŞemseddin Karamanî.|tTârih-i beyân-ı binâ-yı Ayasofya-yı kebîr.
700 0 |aYusuf b. Musa el-Balıkesrî.|tTârih-i Ayasofya.
700 |aOkuyucu, Cihan,|ehazırlayan.
700 1 |aUluoğlu, Belkıs,|ehazırlayan.
830 0|aKetebe yayınları ;|v797.
830 0|aKetebe yayınları.|pTarih.
Materyaller
Depodan talep edilen materyal sadece kütüphane içerisinde kullanılmaktadır.
Materyal dışarıya ödünç verilmemektedir.
Materyal dışarıya ödünç verilmemektedir.
