Eski Türk tarihi / Prof. Dr. Kürşat Yıldırım ; editör Ayşegül Büşra Paksoy.
Yer Numarası
A.IX/9473
ISBN
9786254087905 (tk.)
9786254087912 (1. c.)
9786254089466 (2. c.)
9786254087912 (1. c.)
9786254089466 (2. c.)
Dil Kodu
Türkçe
Kütüphane
Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi
Yazar
Yayın Bilgisi
1. c. İstanbul : Ötüken, 2024.
2. c. İstanbul : Ötüken, 2025.
2. c. İstanbul : Ötüken, 2025.
Fiziksel Niteleme
2 cilt ( 1.c 870 sayfa ; 2. c. 828 sayfa) : harita, tablo ; 21 cm.
Dizi
Ötüken neşriyat ; yayın nu. 2169, 2323. Kültür serisi ; 1160, 1212
Genel Not
1. c. İndeks s. [815]-870.
2. c. İndeks s. [759]-828.
2. c. İndeks s. [759]-828.
Bibliyografi, vb. Notu
Bibliyografya s. [795]-813 (1. c.).
Bibliyografya s. [729]-757 (2. c.).
Bibliyografya s. [729]-757 (2. c.).
İçindekiler Notu
1. Cilt. Ötüken : Hunlar, Xianbeiler, Tabgaçlar, Juanjuanlar, Gök-Türkler, Uygurlar -- 2. Cilt. Türkistan : Tanrı Dağları'ndan Anadolu hudutlarına.
Özet, vb.
“Dünyanın dört bir yanında on milyonlarca kilometrekare toprağa yayılan, ana yurttan çıktıktan sonra gittiği yabancı yerleri yurt tutup Türkleştiren, bugünkü Türk varlığının mevcudiyetini sağlayan uzak atalarımızın devletçiliği Ötüken dediğimiz kutsal merkezde başladı.
Türk milleti yaradılıştan gelen bazı özelliklere sahiptir. Bunlardan en önemlisi yüksek askerlik ruhu ve devlet teşkilatçılığıdır. Bu yüzden, tarihin en erken zamanlarından itibaren Türkler yüksek medeniyetin temsilcileri haline geldiler. Milattan önceki çağlarda doğuda Hunlar ile başlayan Ötüken merkezli “devletli“ tarihimiz, Uygurların 840 yılında dağılmalarının ardından son buldu. Ötüken merkezli Türkler sonraki çağların da belirleyicisi oldular. Halihazırda yeryüzünde devletli veya devletsiz yaşayan bütün Türkler, işte o Ötüken’in mirasını taşımaktadırlar. Her şey Ötüken ile başladı...
Dört cilt olarak planlanan “Eski Türk Tarihi“ serisinin Ötüken: Hunlar, Xianbeiler, Tabgaçlar, Juanjuanlar, Gök-Türkler, Uygurlar başlıklı bu ilk cildi Ötüken merkezli eski tarihimiz üzerinedir. Yazar burada; tarih görüşlerini, tarih bilimi çerçevesindeki kaynak ve saha araştırmalarıyla ulaştığı bilimsel bilgi ve yorumlarını sunmayı ve bunu yaparken siyasi tarihi bir bütün halinde, kronolojiye sadık kalarak, başından sonuna kadar kesintisiz bir şekilde vermeyi hedeflemiştir. Ana kaynaklardaki cümleleri ve sözleri tam karşılığından ve bağlamından koparmadan olduğu gibi aktarmaya, tarihı hakikatleri aslını bozmadan sunmaya, sonrasında gerekiyorsa yorumlar yapmaya gayret etmiştir. Yazar akademik metot ve tekniklerden ödün vermeden mümkün olduğunca genel tarih okuyucusu tarafından da okunabilir, sistemli ve kategorik bilgi veren bir metin kaleme almaya; bilgiyi, Türk bakış açısı ve ruhuyla yoğurmaya teşebbüs etmiştir.” -- Arka kapak, 1. c.
''Tarihte Türkler kadar geniş coğrafyalarda yayılıp yurt tutmuş bir millet daha yoktur. Yaradılışları itibarıyla yüksek idari ve askerî kabiliyetlere sahip olan Türkler, tarihin erken dönemlerinden itibaren ayak bastıkları hemen her toprakta hâkimiyet kurmuşlar, birkaç istisnayı saymazsak bu topraklarda Türklüğü yaşatmışlardır. Bozkırla sınırlı kalmayan Türklük, şehirli nüfusun yaşadığı ve bugün Türkistan olarak adlandırılan kadim toprakları şekillendiren en önemli kimlik olmuştur. Türklerin üstün vasıflarından biri, medeniyet kurucu ve koruyucu olmalarıdır. Nitekim Türkler, tarihin hiçbir döneminde yıkıcı olmadıkları gibi dünya medeniyetine daima katkıda bulunmuşlardır. Türklüğün hak ettiği değeri görebilmesi için Türkistanlı Türklerin tarihinin açığa çıkarılması son derece mühimdir. Öte yandan Türklüğü medeniyet dairesinin dışında tutmayı amaçlayan araştırmacılar, medeni yani şehirli Türklerin varlığını görmezden gelmekte ve Türkistan’daki Türk varlığının başlangıcını 8-9. yüzyıla, hatta Türklerin kitleler hâlinde Müslümanlığı kabul ettikleri 10. yüzyıl kadar geç bir döneme tarihlendirmektedirler. Tarih ve arkeoloji ilminin hakikatleri Türkistan’daki en eski Türk varlığını ve devletçiliğini göstermek için yeterlidir. Eski Türk Tarihi başlıklı serinin Türkistan: Tanrı Dağları’ndan Anadolu Hudutlarına alt başlıklı bu ikinci cildi Türkistan coğrafyasına ayrılmıştır. Türkistan, doğuda Çin’in son bulduğu noktadan başlayıp batıda Anadolu’ya kadar uzanır. Türkistan’daki Türk boy ve toplulukları ve Türkistan’a giden Çinli seyyahların kayıtlarına da yer verilen elinizdeki eserde Türkistan yurdu Gansu, Tanrı Dağları, Tarım Havzası, Fergana, Toharistan, Maveraünnehir, Harezm, Horasan ve Azerbaycan olmak üzere bölümlere ayrılarak incelenmiştir. Yazar bu eseriyle uzun yıllardır Türkistan boyunca yaptığı saha araştırmalarından edindiği bilgileri tarih kaynaklarındaki kayıtlarla birleştirerek, Türkistan tarihini bir bütün olarak Türk bakış açısı ve ruhuyla kaleme almaya teşebbüs etmiştir.'' -- Arka kapak, 2. c.
''Tarihte Türkler kadar geniş coğrafyalarda yayılıp yurt tutmuş bir millet daha yoktur. Yaradılışları itibarıyla yüksek idari ve askerî kabiliyetlere sahip olan Türkler, tarihin erken dönemlerinden itibaren ayak bastıkları hemen her toprakta hâkimiyet kurmuşlar, birkaç istisnayı saymazsak bu topraklarda Türklüğü yaşatmışlardır. Bozkırla sınırlı kalmayan Türklük, şehirli nüfusun yaşadığı ve bugün Türkistan olarak adlandırılan kadim toprakları şekillendiren en önemli kimlik olmuştur. Türklerin üstün vasıflarından biri, medeniyet kurucu ve koruyucu olmalarıdır. Nitekim Türkler, tarihin hiçbir döneminde yıkıcı olmadıkları gibi dünya medeniyetine daima katkıda bulunmuşlardır. Türklüğün hak ettiği değeri görebilmesi için Türkistanlı Türklerin tarihinin açığa çıkarılması son derece mühimdir. Öte yandan Türklüğü medeniyet dairesinin dışında tutmayı amaçlayan araştırmacılar, medeni yani şehirli Türklerin varlığını görmezden gelmekte ve Türkistan’daki Türk varlığının başlangıcını 8-9. yüzyıla, hatta Türklerin kitleler hâlinde Müslümanlığı kabul ettikleri 10. yüzyıl kadar geç bir döneme tarihlendirmektedirler. Tarih ve arkeoloji ilminin hakikatleri Türkistan’daki en eski Türk varlığını ve devletçiliğini göstermek için yeterlidir. Eski Türk Tarihi başlıklı serinin Türkistan: Tanrı Dağları’ndan Anadolu Hudutlarına alt başlıklı bu ikinci cildi Türkistan coğrafyasına ayrılmıştır. Türkistan, doğuda Çin’in son bulduğu noktadan başlayıp batıda Anadolu’ya kadar uzanır. Türkistan’daki Türk boy ve toplulukları ve Türkistan’a giden Çinli seyyahların kayıtlarına da yer verilen elinizdeki eserde Türkistan yurdu Gansu, Tanrı Dağları, Tarım Havzası, Fergana, Toharistan, Maveraünnehir, Harezm, Horasan ve Azerbaycan olmak üzere bölümlere ayrılarak incelenmiştir. Yazar bu eseriyle uzun yıllardır Türkistan boyunca yaptığı saha araştırmalarından edindiği bilgileri tarih kaynaklarındaki kayıtlarla birleştirerek, Türkistan tarihini bir bütün olarak Türk bakış açısı ve ruhuyla kaleme almaya teşebbüs etmiştir.'' -- Arka kapak, 2. c.
Emeği Geçenler
Paksoy, Ayşegül Büşra, editör.
Dizi Ek Girişi- Tek Biçim Başlık
Ötüken neşriyat ; yayın nu. 2169, 2323.
Ötüken neşriyat. Kültür serisi ; 1160, 1212.
Ötüken neşriyat. Kültür serisi ; 1160, 1212.
Eseri Alıntıla
Referansları kullanmadan önce gözden geçirmeniz ve varsa gerekli düzeltmeleri yapmanız önerilir.
Dijital Kaynak
MARC Görünümü
LEADER 05845naaaa2200421aa54500
001 613656
003 TR_AnAIT
005 20261015170151
006 abd||e |||| 001 0d
007 ta
008 250320s2024 tu bd||e |||| 001 0dtur c
020 |a9786254087905|q(tk.)
020 |a9786254087912|q(1. c.)
020 |a9786254089466|q(2. c.)
040 |aTTK
041 |atur
049 |aTürk Tarih Kurumu Kütüphanesi
090 |aA.IX/9473
100 1 |aYıldırım, Kürşat.
245 10|aEski Türk tarihi /|cProf. Dr. Kürşat Yıldırım ; editör Ayşegül Büşra Paksoy.
260 |31. c.|aİstanbul :|bÖtüken,|c2024.
260 |32. c.|aİstanbul :|bÖtüken,|c2025.
300 |a2 cilt ( 1.c 870 sayfa ; 2. c. 828 sayfa) :|bharita, tablo ;|c21 cm.
490 1 |aÖtüken neşriyat ;|vyayın nu. 2169, 2323.|aKültür serisi ;|v1160, 1212
500 |31. c.|aİndeks s. [815]-870.
500 |32. c.|aİndeks s. [759]-828.
504 |aBibliyografya s. [795]-813 (1. c.).
504 |aBibliyografya s. [729]-757 (2. c.).
505 |g1. Cilt.|tÖtüken : Hunlar, Xianbeiler, Tabgaçlar, Juanjuanlar, Gök-Türkler, Uygurlar --|g2. Cilt.|tTürkistan : Tanrı Dağları'ndan Anadolu hudutlarına.
520 |a“Dünyanın dört bir yanında on milyonlarca kilometrekare toprağa yayılan, ana yurttan çıktıktan sonra gittiği yabancı yerleri yurt tutup Türkleştiren, bugünkü Türk varlığının mevcudiyetini sağlayan uzak atalarımızın devletçiliği Ötüken dediğimiz kutsal merkezde başladı.
Türk milleti yaradılıştan gelen bazı özelliklere sahiptir. Bunlardan en önemlisi yüksek askerlik ruhu ve devlet teşkilatçılığıdır. Bu yüzden, tarihin en erken zamanlarından itibaren Türkler yüksek medeniyetin temsilcileri haline geldiler. Milattan önceki çağlarda doğuda Hunlar ile başlayan Ötüken merkezli “devletli“ tarihimiz, Uygurların 840 yılında dağılmalarının ardından son buldu. Ötüken merkezli Türkler sonraki çağların da belirleyicisi oldular. Halihazırda yeryüzünde devletli veya devletsiz yaşayan bütün Türkler, işte o Ötüken’in mirasını taşımaktadırlar. Her şey Ötüken ile başladı...
Dört cilt olarak planlanan “Eski Türk Tarihi“ serisinin Ötüken: Hunlar, Xianbeiler, Tabgaçlar, Juanjuanlar, Gök-Türkler, Uygurlar başlıklı bu ilk cildi Ötüken merkezli eski tarihimiz üzerinedir. Yazar burada; tarih görüşlerini, tarih bilimi çerçevesindeki kaynak ve saha araştırmalarıyla ulaştığı bilimsel bilgi ve yorumlarını sunmayı ve bunu yaparken siyasi tarihi bir bütün halinde, kronolojiye sadık kalarak, başından sonuna kadar kesintisiz bir şekilde vermeyi hedeflemiştir. Ana kaynaklardaki cümleleri ve sözleri tam karşılığından ve bağlamından koparmadan olduğu gibi aktarmaya, tarihı hakikatleri aslını bozmadan sunmaya, sonrasında gerekiyorsa yorumlar yapmaya gayret etmiştir. Yazar akademik metot ve tekniklerden ödün vermeden mümkün olduğunca genel tarih okuyucusu tarafından da okunabilir, sistemli ve kategorik bilgi veren bir metin kaleme almaya; bilgiyi, Türk bakış açısı ve ruhuyla yoğurmaya teşebbüs etmiştir.” --|cArka kapak, 1. c.
520 |a''Tarihte Türkler kadar geniş coğrafyalarda yayılıp yurt tutmuş bir millet daha yoktur. Yaradılışları itibarıyla yüksek idari ve askerî kabiliyetlere sahip olan Türkler, tarihin erken dönemlerinden itibaren ayak bastıkları hemen her toprakta hâkimiyet kurmuşlar, birkaç istisnayı saymazsak bu topraklarda Türklüğü yaşatmışlardır. Bozkırla sınırlı kalmayan Türklük, şehirli nüfusun yaşadığı ve bugün Türkistan olarak adlandırılan kadim toprakları şekillendiren en önemli kimlik olmuştur.
Türklerin üstün vasıflarından biri, medeniyet kurucu ve koruyucu olmalarıdır. Nitekim Türkler, tarihin hiçbir döneminde yıkıcı olmadıkları gibi dünya medeniyetine daima katkıda bulunmuşlardır. Türklüğün hak ettiği değeri görebilmesi için Türkistanlı Türklerin tarihinin açığa çıkarılması son derece mühimdir. Öte yandan Türklüğü medeniyet dairesinin dışında tutmayı amaçlayan araştırmacılar, medeni yani şehirli Türklerin varlığını görmezden gelmekte ve Türkistan’daki Türk varlığının başlangıcını 8-9. yüzyıla, hatta Türklerin kitleler hâlinde Müslümanlığı kabul ettikleri 10. yüzyıl kadar geç bir döneme tarihlendirmektedirler. Tarih ve arkeoloji ilminin hakikatleri Türkistan’daki en eski Türk varlığını ve devletçiliğini göstermek için yeterlidir.
Eski Türk Tarihi başlıklı serinin Türkistan: Tanrı Dağları’ndan Anadolu Hudutlarına alt başlıklı bu ikinci cildi Türkistan coğrafyasına ayrılmıştır. Türkistan, doğuda Çin’in son bulduğu noktadan başlayıp batıda Anadolu’ya kadar uzanır. Türkistan’daki Türk boy ve toplulukları ve Türkistan’a giden Çinli seyyahların kayıtlarına da yer verilen elinizdeki eserde Türkistan yurdu Gansu, Tanrı Dağları, Tarım Havzası, Fergana, Toharistan, Maveraünnehir, Harezm, Horasan ve Azerbaycan olmak üzere bölümlere ayrılarak incelenmiştir. Yazar bu eseriyle uzun yıllardır Türkistan boyunca yaptığı saha araştırmalarından edindiği bilgileri tarih kaynaklarındaki kayıtlarla birleştirerek, Türkistan tarihini bir bütün olarak Türk bakış açısı ve ruhuyla kaleme almaya teşebbüs etmiştir.'' --|cArka kapak, 2. c.
650 4|aTürkler|xTarih.
650 4|aTürkler|xMedeniyet.
650 4|aTürk halkları|zOrta Asya|xTarih.
700 1 |aPaksoy, Ayşegül Büşra,|eeditör.
830 0|aÖtüken neşriyat ;|vyayın nu. 2169, 2323.
830 0|aÖtüken neşriyat.|pKültür serisi ;|v1160, 1212.
001 613656
003 TR_AnAIT
005 20261015170151
006 abd||e |||| 001 0d
007 ta
008 250320s2024 tu bd||e |||| 001 0dtur c
020 |a9786254087905|q(tk.)
020 |a9786254087912|q(1. c.)
020 |a9786254089466|q(2. c.)
040 |aTTK
041 |atur
049 |aTürk Tarih Kurumu Kütüphanesi
090 |aA.IX/9473
100 1 |aYıldırım, Kürşat.
245 10|aEski Türk tarihi /|cProf. Dr. Kürşat Yıldırım ; editör Ayşegül Büşra Paksoy.
260 |31. c.|aİstanbul :|bÖtüken,|c2024.
260 |32. c.|aİstanbul :|bÖtüken,|c2025.
300 |a2 cilt ( 1.c 870 sayfa ; 2. c. 828 sayfa) :|bharita, tablo ;|c21 cm.
490 1 |aÖtüken neşriyat ;|vyayın nu. 2169, 2323.|aKültür serisi ;|v1160, 1212
500 |31. c.|aİndeks s. [815]-870.
500 |32. c.|aİndeks s. [759]-828.
504 |aBibliyografya s. [795]-813 (1. c.).
504 |aBibliyografya s. [729]-757 (2. c.).
505 |g1. Cilt.|tÖtüken : Hunlar, Xianbeiler, Tabgaçlar, Juanjuanlar, Gök-Türkler, Uygurlar --|g2. Cilt.|tTürkistan : Tanrı Dağları'ndan Anadolu hudutlarına.
520 |a“Dünyanın dört bir yanında on milyonlarca kilometrekare toprağa yayılan, ana yurttan çıktıktan sonra gittiği yabancı yerleri yurt tutup Türkleştiren, bugünkü Türk varlığının mevcudiyetini sağlayan uzak atalarımızın devletçiliği Ötüken dediğimiz kutsal merkezde başladı.
Türk milleti yaradılıştan gelen bazı özelliklere sahiptir. Bunlardan en önemlisi yüksek askerlik ruhu ve devlet teşkilatçılığıdır. Bu yüzden, tarihin en erken zamanlarından itibaren Türkler yüksek medeniyetin temsilcileri haline geldiler. Milattan önceki çağlarda doğuda Hunlar ile başlayan Ötüken merkezli “devletli“ tarihimiz, Uygurların 840 yılında dağılmalarının ardından son buldu. Ötüken merkezli Türkler sonraki çağların da belirleyicisi oldular. Halihazırda yeryüzünde devletli veya devletsiz yaşayan bütün Türkler, işte o Ötüken’in mirasını taşımaktadırlar. Her şey Ötüken ile başladı...
Dört cilt olarak planlanan “Eski Türk Tarihi“ serisinin Ötüken: Hunlar, Xianbeiler, Tabgaçlar, Juanjuanlar, Gök-Türkler, Uygurlar başlıklı bu ilk cildi Ötüken merkezli eski tarihimiz üzerinedir. Yazar burada; tarih görüşlerini, tarih bilimi çerçevesindeki kaynak ve saha araştırmalarıyla ulaştığı bilimsel bilgi ve yorumlarını sunmayı ve bunu yaparken siyasi tarihi bir bütün halinde, kronolojiye sadık kalarak, başından sonuna kadar kesintisiz bir şekilde vermeyi hedeflemiştir. Ana kaynaklardaki cümleleri ve sözleri tam karşılığından ve bağlamından koparmadan olduğu gibi aktarmaya, tarihı hakikatleri aslını bozmadan sunmaya, sonrasında gerekiyorsa yorumlar yapmaya gayret etmiştir. Yazar akademik metot ve tekniklerden ödün vermeden mümkün olduğunca genel tarih okuyucusu tarafından da okunabilir, sistemli ve kategorik bilgi veren bir metin kaleme almaya; bilgiyi, Türk bakış açısı ve ruhuyla yoğurmaya teşebbüs etmiştir.” --|cArka kapak, 1. c.
520 |a''Tarihte Türkler kadar geniş coğrafyalarda yayılıp yurt tutmuş bir millet daha yoktur. Yaradılışları itibarıyla yüksek idari ve askerî kabiliyetlere sahip olan Türkler, tarihin erken dönemlerinden itibaren ayak bastıkları hemen her toprakta hâkimiyet kurmuşlar, birkaç istisnayı saymazsak bu topraklarda Türklüğü yaşatmışlardır. Bozkırla sınırlı kalmayan Türklük, şehirli nüfusun yaşadığı ve bugün Türkistan olarak adlandırılan kadim toprakları şekillendiren en önemli kimlik olmuştur.
Türklerin üstün vasıflarından biri, medeniyet kurucu ve koruyucu olmalarıdır. Nitekim Türkler, tarihin hiçbir döneminde yıkıcı olmadıkları gibi dünya medeniyetine daima katkıda bulunmuşlardır. Türklüğün hak ettiği değeri görebilmesi için Türkistanlı Türklerin tarihinin açığa çıkarılması son derece mühimdir. Öte yandan Türklüğü medeniyet dairesinin dışında tutmayı amaçlayan araştırmacılar, medeni yani şehirli Türklerin varlığını görmezden gelmekte ve Türkistan’daki Türk varlığının başlangıcını 8-9. yüzyıla, hatta Türklerin kitleler hâlinde Müslümanlığı kabul ettikleri 10. yüzyıl kadar geç bir döneme tarihlendirmektedirler. Tarih ve arkeoloji ilminin hakikatleri Türkistan’daki en eski Türk varlığını ve devletçiliğini göstermek için yeterlidir.
Eski Türk Tarihi başlıklı serinin Türkistan: Tanrı Dağları’ndan Anadolu Hudutlarına alt başlıklı bu ikinci cildi Türkistan coğrafyasına ayrılmıştır. Türkistan, doğuda Çin’in son bulduğu noktadan başlayıp batıda Anadolu’ya kadar uzanır. Türkistan’daki Türk boy ve toplulukları ve Türkistan’a giden Çinli seyyahların kayıtlarına da yer verilen elinizdeki eserde Türkistan yurdu Gansu, Tanrı Dağları, Tarım Havzası, Fergana, Toharistan, Maveraünnehir, Harezm, Horasan ve Azerbaycan olmak üzere bölümlere ayrılarak incelenmiştir. Yazar bu eseriyle uzun yıllardır Türkistan boyunca yaptığı saha araştırmalarından edindiği bilgileri tarih kaynaklarındaki kayıtlarla birleştirerek, Türkistan tarihini bir bütün olarak Türk bakış açısı ve ruhuyla kaleme almaya teşebbüs etmiştir.'' --|cArka kapak, 2. c.
650 4|aTürkler|xTarih.
650 4|aTürkler|xMedeniyet.
650 4|aTürk halkları|zOrta Asya|xTarih.
700 1 |aPaksoy, Ayşegül Büşra,|eeditör.
830 0|aÖtüken neşriyat ;|vyayın nu. 2169, 2323.
830 0|aÖtüken neşriyat.|pKültür serisi ;|v1160, 1212.
Materyaller
Depodan talep edilen materyal sadece kütüphane içerisinde kullanılmaktadır.
Materyal dışarıya ödünç verilmemektedir.
Materyal dışarıya ödünç verilmemektedir.
