Eskiçağlardan Ortaçağlara Doğuda ve Batıda farmakoloji çalışmaları ve veba salgınları / Prof. Dr. Abdulhalik Bakır ; yayımlayan Nezih Başgelen.
Yer Numarası
A.X/2169
ISBN
9786053966487
Dil Kodu
Türkçe, İngilizce
Kütüphane
Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi
Yazar
Eser Adının Farklı Biçimi
Farmakoloji çalışmaları ve veba salgınları
Eski Çağ’lardan Orta Çağ’lara Doğu’da ve Batı’da farmakoloji çalışmaları ve veba salgınları
Eski Çağ’lardan Orta Çağ’lara Doğu’da ve Batı’da farmakoloji çalışmaları ve veba salgınları
Yayın Bilgisi
İstanbul : Arkeoloji ve Sanat, ©2024.
Fiziksel Niteleme
472 sayfa ; 21 cm
Bibliyografi, vb. Notu
Bibliyografya makale sonlarındadır.
İçindekiler Notu
Eski Yunan ve Roma’da farmakoloji çalışmaları ve John Scarbocough’un konu ile ilgili tespitleri -- Bizans İmparatorluğunda farmakoloji çalışmaları ve John Scarbocough’un konu ile ilgili tespitleri -- Bizans İmparatorluğunu perişan eden Justinian veba salgın hastalığı ve sarsıcı etkileri -- Procopius and his assestment of related findings on Justinian plague pandemic disease -- Pharmacology in medieval Europe science and studies -- Avrupayı derinden etkileyen “kara ölüm” veba salgını ve Christiane Nockels Fabbrinin veba ilaçları ile ilgili tespitlerinin değerlendirilmesi -- Antikçağlardan Ortaçağlara tiryakın tarihsel serüveni ve değerlendirilmesi -- Ortaçağ İslam dünyasında farmakoloji kültürü ve çalışmaları.
Özet, vb.
“İnsanoğlunun yeryüzünde varoluşundan itibaren yaratılışı nedeniyle akıl, ruh ve bendeni ile ilgili sağlık sorunlarıyla karşılaştığı aşikârdır. Bu durumun doğal sonucu olarak zaman zaman maruz kaldığı hastalıklardan kurtulmak maksadıyla çeşitli ilkel tedavi yöntemlerine başvurmaya başlamıştır. Bu arayışın bir sonucu olarak uzun soluklu zaman dilimi içerisinde bazı hastalıkları iyileştirmeye yarayan çeşitli bitkisel, hayvansal ve madensel droglar keşfedilmeye başlanmıştır. Bu süreci, ilkel şekliyle Farmakoloji kültürünün doğduğunu ortaya koyan bir aşama olarak kaydetmek gerekir. Bu süreç ve barındırdığı ilkel denemeler, aynı zamanda tıp ve tababetin insanoğlu tarafından keşfini de simgelemektedir. İşte o günden beri tıp ve tababet ve bunların ikizi olan Farmakoloji kültürü birbirinin
devamı şeklinde günümüze kadar gelişimlerini sürdürmüşler ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceklerdir. Eskiçağlardan Ortaçağların sonuna dek devam eden veba salgınları ise uzun zaman doğuda ve batıda yaşayan insanları derinden etkilemiş ve binlercesinin ölümüne, büyük kitlelerin acılar çekmesine ve telafisi mümkün olmayan büyük maddi kayıplara sebep olmuştur. Bu dönemlerde büyük, orta ve küçük ölçekli onlarca veba salgını meydana gelmiş, ancak yapılan yoğun tıbbi çalışmalara rağmen insanlığı adeta perişan eden bu hastalığın bir türlü tedavisi gerçekleşememiştir. Bu veba salgınlarının insan telefatı bakımından en korkunç olanlarından birisi şüphesiz ki M. S. 6 Yüzyılın ilk yarısında başlayan ve Bizans imparatoru Jüstinyan’ın bu hastalığa yakalanması sebebiyle “Jüstinyan
Veba Salgını” olarak adlandırılan salgın hastalıktır. Diğeri ise M. S. 14 Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan ve doğuda ve batıda binlerce insanın ölümüne sebep olan “Kara Ölüm” veba salgınıdır. Bu iki büyük evrensel veba salgını yanında zaman zaman doğuda ve batıda baş gösteren onlarca bölgesel çaplı veba salgınları da meydana gelmiştir. Bütün bu veba salgınları dönemlerinde hastalığa maruz kalan devletlerin sağlık kuruluşlarında görev yapan tabip ve Farmakologlar yoğun tedavi yöntemlerine başvurmuşlar ve başta tiryak denilen bileşik ilaç olmak üzere birçok drogu denemeye çalışmışlardır. Ancak bu yoğun çabalar çağımıza gelene kadar veba salgınlarını tamamen ortadan kaldırmaya yetmemiştir. Yazarın ve Arkeoloji ve Sanat Yayınevi’nin, eserin zevkle okunması temennileriyle…” -- Arka kapak.
Dil Notu
Eser Türkçe ve İngilizce makalelerden oluşmaktadır.
Emeği Geçenler
Başgelen, Nezih, yayımlayan.
Eseri Alıntıla
Referansları kullanmadan önce gözden geçirmeniz ve varsa gerekli düzeltmeleri yapmanız önerilir.
Dijital Kaynak
MARC Görünümü
LEADER 04661naaaa2200349aa54500
001 838234
003 TR_AnAIT
005 20260617094849
006 a||||e |||| 000 0d
007 ta
008 260616s2024 tu ||||e |||| 000 0dmul c
020 |a9786053966487
040 |aTTK
041 |atur|aeng
049 |aTürk Tarih Kurumu Kütüphanesi
090 |aA.X/2169
100 1 |aBakır, Abdulhalik,|d1956-
245 10|aEskiçağlardan Ortaçağlara Doğuda ve Batıda farmakoloji çalışmaları ve veba salgınları /|cProf. Dr. Abdulhalik Bakır ; yayımlayan Nezih Başgelen.
246 20|aFarmakoloji çalışmaları ve veba salgınları
246 2 |aEski Çağ’lardan Orta Çağ’lara Doğu’da ve Batı’da farmakoloji çalışmaları ve veba salgınları
260 |aİstanbul :|bArkeoloji ve Sanat,|c©2024.
300 |a472 sayfa ;|c21 cm
504 |aBibliyografya makale sonlarındadır.
505 |tEski Yunan ve Roma’da farmakoloji çalışmaları ve John Scarbocough’un konu ile ilgili tespitleri --|tBizans İmparatorluğunda farmakoloji çalışmaları ve John Scarbocough’un konu ile ilgili tespitleri --|tBizans İmparatorluğunu perişan eden Justinian veba salgın hastalığı ve sarsıcı etkileri --|tProcopius and his assestment of related findings on Justinian plague pandemic disease --|tPharmacology in medieval Europe science and studies --|tAvrupayı derinden etkileyen “kara ölüm” veba salgını ve Christiane Nockels Fabbrinin veba ilaçları ile ilgili tespitlerinin değerlendirilmesi --|tAntikçağlardan Ortaçağlara tiryakın tarihsel serüveni ve değerlendirilmesi --|tOrtaçağ İslam dünyasında farmakoloji kültürü ve çalışmaları.
520 |a“İnsanoğlunun yeryüzünde varoluşundan itibaren yaratılışı nedeniyle akıl, ruh ve bendeni ile ilgili sağlık sorunlarıyla karşılaştığı aşikârdır. Bu durumun doğal sonucu olarak zaman zaman maruz kaldığı hastalıklardan kurtulmak maksadıyla çeşitli ilkel tedavi yöntemlerine başvurmaya başlamıştır. Bu arayışın bir sonucu olarak uzun soluklu zaman dilimi içerisinde bazı hastalıkları iyileştirmeye yarayan çeşitli bitkisel, hayvansal ve madensel droglar keşfedilmeye başlanmıştır. Bu süreci, ilkel şekliyle Farmakoloji kültürünün doğduğunu ortaya koyan bir aşama olarak kaydetmek gerekir. Bu süreç ve barındırdığı ilkel denemeler, aynı zamanda tıp ve tababetin insanoğlu tarafından keşfini de simgelemektedir. İşte o günden beri tıp ve tababet ve bunların ikizi olan Farmakoloji kültürü birbirinin
devamı şeklinde günümüze kadar gelişimlerini sürdürmüşler ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceklerdir. Eskiçağlardan Ortaçağların sonuna dek devam eden veba salgınları ise uzun zaman doğuda ve batıda yaşayan insanları derinden etkilemiş ve binlercesinin ölümüne, büyük kitlelerin acılar çekmesine ve telafisi mümkün olmayan büyük maddi kayıplara sebep olmuştur. Bu dönemlerde büyük, orta ve küçük ölçekli onlarca veba salgını meydana gelmiş, ancak yapılan yoğun tıbbi çalışmalara rağmen insanlığı adeta perişan eden bu hastalığın bir türlü tedavisi gerçekleşememiştir. Bu veba salgınlarının insan telefatı bakımından en korkunç olanlarından birisi şüphesiz ki M. S. 6 Yüzyılın ilk yarısında başlayan ve Bizans imparatoru Jüstinyan’ın bu hastalığa yakalanması sebebiyle “Jüstinyan
Veba Salgını” olarak adlandırılan salgın hastalıktır. Diğeri ise M. S. 14 Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan ve doğuda ve batıda binlerce insanın ölümüne sebep olan “Kara Ölüm” veba salgınıdır. Bu iki büyük evrensel veba salgını yanında zaman zaman doğuda ve batıda baş gösteren onlarca bölgesel çaplı veba salgınları da meydana gelmiştir. Bütün bu veba salgınları dönemlerinde hastalığa maruz kalan devletlerin sağlık kuruluşlarında görev yapan tabip ve Farmakologlar yoğun tedavi yöntemlerine başvurmuşlar ve başta tiryak denilen bileşik ilaç olmak üzere birçok drogu denemeye çalışmışlardır. Ancak bu yoğun çabalar çağımıza gelene kadar veba salgınlarını tamamen ortadan kaldırmaya yetmemiştir. Yazarın ve Arkeoloji ve Sanat Yayınevi’nin, eserin zevkle okunması temennileriyle…” --|cArka kapak.
546 |aEser Türkçe ve İngilizce makalelerden oluşmaktadır.
650 4|aTıp tarihi.
650 4|aFarmakoloji|xTarih.
650 4|aSalgın hastalıklar|xVeba|xTarih.
700 1 |aBaşgelen, Nezih,|eyayımlayan.
001 838234
003 TR_AnAIT
005 20260617094849
006 a||||e |||| 000 0d
007 ta
008 260616s2024 tu ||||e |||| 000 0dmul c
020 |a9786053966487
040 |aTTK
041 |atur|aeng
049 |aTürk Tarih Kurumu Kütüphanesi
090 |aA.X/2169
100 1 |aBakır, Abdulhalik,|d1956-
245 10|aEskiçağlardan Ortaçağlara Doğuda ve Batıda farmakoloji çalışmaları ve veba salgınları /|cProf. Dr. Abdulhalik Bakır ; yayımlayan Nezih Başgelen.
246 20|aFarmakoloji çalışmaları ve veba salgınları
246 2 |aEski Çağ’lardan Orta Çağ’lara Doğu’da ve Batı’da farmakoloji çalışmaları ve veba salgınları
260 |aİstanbul :|bArkeoloji ve Sanat,|c©2024.
300 |a472 sayfa ;|c21 cm
504 |aBibliyografya makale sonlarındadır.
505 |tEski Yunan ve Roma’da farmakoloji çalışmaları ve John Scarbocough’un konu ile ilgili tespitleri --|tBizans İmparatorluğunda farmakoloji çalışmaları ve John Scarbocough’un konu ile ilgili tespitleri --|tBizans İmparatorluğunu perişan eden Justinian veba salgın hastalığı ve sarsıcı etkileri --|tProcopius and his assestment of related findings on Justinian plague pandemic disease --|tPharmacology in medieval Europe science and studies --|tAvrupayı derinden etkileyen “kara ölüm” veba salgını ve Christiane Nockels Fabbrinin veba ilaçları ile ilgili tespitlerinin değerlendirilmesi --|tAntikçağlardan Ortaçağlara tiryakın tarihsel serüveni ve değerlendirilmesi --|tOrtaçağ İslam dünyasında farmakoloji kültürü ve çalışmaları.
520 |a“İnsanoğlunun yeryüzünde varoluşundan itibaren yaratılışı nedeniyle akıl, ruh ve bendeni ile ilgili sağlık sorunlarıyla karşılaştığı aşikârdır. Bu durumun doğal sonucu olarak zaman zaman maruz kaldığı hastalıklardan kurtulmak maksadıyla çeşitli ilkel tedavi yöntemlerine başvurmaya başlamıştır. Bu arayışın bir sonucu olarak uzun soluklu zaman dilimi içerisinde bazı hastalıkları iyileştirmeye yarayan çeşitli bitkisel, hayvansal ve madensel droglar keşfedilmeye başlanmıştır. Bu süreci, ilkel şekliyle Farmakoloji kültürünün doğduğunu ortaya koyan bir aşama olarak kaydetmek gerekir. Bu süreç ve barındırdığı ilkel denemeler, aynı zamanda tıp ve tababetin insanoğlu tarafından keşfini de simgelemektedir. İşte o günden beri tıp ve tababet ve bunların ikizi olan Farmakoloji kültürü birbirinin
devamı şeklinde günümüze kadar gelişimlerini sürdürmüşler ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceklerdir. Eskiçağlardan Ortaçağların sonuna dek devam eden veba salgınları ise uzun zaman doğuda ve batıda yaşayan insanları derinden etkilemiş ve binlercesinin ölümüne, büyük kitlelerin acılar çekmesine ve telafisi mümkün olmayan büyük maddi kayıplara sebep olmuştur. Bu dönemlerde büyük, orta ve küçük ölçekli onlarca veba salgını meydana gelmiş, ancak yapılan yoğun tıbbi çalışmalara rağmen insanlığı adeta perişan eden bu hastalığın bir türlü tedavisi gerçekleşememiştir. Bu veba salgınlarının insan telefatı bakımından en korkunç olanlarından birisi şüphesiz ki M. S. 6 Yüzyılın ilk yarısında başlayan ve Bizans imparatoru Jüstinyan’ın bu hastalığa yakalanması sebebiyle “Jüstinyan
Veba Salgını” olarak adlandırılan salgın hastalıktır. Diğeri ise M. S. 14 Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan ve doğuda ve batıda binlerce insanın ölümüne sebep olan “Kara Ölüm” veba salgınıdır. Bu iki büyük evrensel veba salgını yanında zaman zaman doğuda ve batıda baş gösteren onlarca bölgesel çaplı veba salgınları da meydana gelmiştir. Bütün bu veba salgınları dönemlerinde hastalığa maruz kalan devletlerin sağlık kuruluşlarında görev yapan tabip ve Farmakologlar yoğun tedavi yöntemlerine başvurmuşlar ve başta tiryak denilen bileşik ilaç olmak üzere birçok drogu denemeye çalışmışlardır. Ancak bu yoğun çabalar çağımıza gelene kadar veba salgınlarını tamamen ortadan kaldırmaya yetmemiştir. Yazarın ve Arkeoloji ve Sanat Yayınevi’nin, eserin zevkle okunması temennileriyle…” --|cArka kapak.
546 |aEser Türkçe ve İngilizce makalelerden oluşmaktadır.
650 4|aTıp tarihi.
650 4|aFarmakoloji|xTarih.
650 4|aSalgın hastalıklar|xVeba|xTarih.
700 1 |aBaşgelen, Nezih,|eyayımlayan.
Materyaller
Depodan talep edilen materyal sadece kütüphane içerisinde kullanılmaktadır.
Materyal dışarıya ödünç verilmemektedir.
Materyal dışarıya ödünç verilmemektedir.
