LEADER 02274naa a2200313 4500
001 839666
003 TR_AnAIT
005 20260728141746
006 ibdceb|||||||p n
007 mc hdbcdseuuiecei131219
008 160329 fj |||||||||||||||||tur
020 |a9786255994431
040 |aTTK
041 |atur
049 |aTürk Tarih Kurumu Kütüphanesi
090 |aA.X/2309
100 |aKılıç, Seval.
245 |aKanun-ı Esasi’de egemenlik anlayışı /|cSeval Kılıç.
250 |a1. baskı.
260 |aİstanbul :|bOn İki Levha,|c2024.
300 |ax, [1], 139 sayfa ;|c23 cm.
490 |aOn İki Levha yayınları ;|v2682
500 |aEser yazarından imzalıdır.
504 |aBibliyografya s. [133]-139.
520 |a‘’Kanun-ı Esasi, Osmanlı-Türk anayasal gelişmeleri bakımından metin anlamında ilk anayasamız olarak önemli bir yere sahiptir. Daha önce birçok farklı noktadan incelenen bu anayasanın, egemenlik anlayışı bakımından açıkça izahı yapılmamıştır. Bu fikirden hareketle öncelikle batıda ve Osmanlı'daki egemenlik anlayışları incelenmiş ve hukuki bir zemine oturtulmuş, daha sonra Kanun-ı Esasi'de egemenliğe ilişkin hükümler tek tek incelenerek hangi konsepte uyduğu ortaya çıkarılmıştır. Yararlanılan anayasa hukukuna ilişkin çalışmalarda Kanun-ı Esasi genel-geçer bir ifade ile batıda kendisinden önce çıkarılan, özellikle meclis yolu ile kralın egemenliğinin oldukça sınırlandığı liberal anayasa türü olan 1831 Belçika Anayasası'na benzetilmiş ve egemen yetkileri meclisle paylaşmadığı için eleştirilmiştir. Oysa batıdaki anayasacılık hareketleri, iktidarın sınırlandırıldığı tek bir yönde ilerlememiştir. Kralın iktidarının meşrulaştırıldığı 1851 Prusya Anayasası ve 1848 Sardunya Anayasası incelendiğinde, Kanun-ı Esasi'nin ilk halinin meclisi neden ön plana çıkarmadığını göstermiştir. Sonuç olarak Kanun-ı Esası, padişahın egemenliğini koruduğu, meclisin sembolik bir vazife üstlendiği muhafazakar anayasalara bir örnektir.’’ --|cArka kapak.
650 |aKanun-i Esasi.
650 |aTürk anayasası.
651 |aTürkiye|xYönetim ve politikalar.